‘‘Kadın aşkı yaratır ve
yine kadın aşkı öldürür‘‘ demiş ileri
gelenlerimiz.
Sorular yöneltmişimdir kendime ve demişim dirki, kadın aşkı nasıl yaratır?
Aşkı yaratmak her kadına masus değildir, eğer kadın yaratılmamışsa aşkıda yaratamaz.
Sorular yöneltmişimdir kendime ve demişim dirki, kadın aşkı nasıl yaratır?
Aşkı yaratmak her kadına masus değildir, eğer kadın yaratılmamışsa aşkıda yaratamaz.
Önce kadın
yaratılmalıdır.
En basiti mesela dudaklarına uzatılacak üzeri bal sürülmüş bir dilim ekmek gibidir kadının yaratıcısı.
Dudaklarına uzattığın ballı dilim ekmeği, tam dudaklarına sunmuşken vaz geçib geriye çekilirse işte o zaman, kadın ın aşkı öldürdüğü gibi sende kadın‘ı yaratmadan öldürmüş olursun.
Kadını yaratmasını bilmiyorsan, kadının da aşkı yaratmasını beklemiceksin.
Önce kadını yarat yarat ki kadın da aşkı yaratsın, hemde ölümsüz bir aşkı.
Kadın kadın olmadan aşkı ne anlar.
Sözlerin
ile değil, gözlerinle girmelisin yüreğine, tene degil teninden önce dokunmalısın hislerine.
Bazen arkadaş bazen güvenebileceği sırdaş olmalısın.
Bazen o senin omuzuna baba gibi baş koyabilmeli.
Bazen sende onun ana gibi göğsüne sokulabilmelisin.
Bazen arkadaş bazen güvenebileceği sırdaş olmalısın.
Bazen o senin omuzuna baba gibi baş koyabilmeli.
Bazen sende onun ana gibi göğsüne sokulabilmelisin.
Ve sonunda candan yar diye sımsıkı sarılabilmelisin.
O senin yorganın sen onun yastığı o senin dilim ekmeğin, sen onun yudum çayı olmalısın.
O senin yorganın sen onun yastığı o senin dilim ekmeğin, sen onun yudum çayı olmalısın.
Ben
çok iyiyim
Derken bile bazen uzanacak sıcak bir el, buruşukta olsa bir mendil ve bir omuz ihtiyacı hissedersin, degil çınar çam ağacıda olsan kökten sarsılırsın.
Ama bazende iki çift söz gözlerine yagmur fırtına düşürsede yüreğinde ılık bir rüzgar huzur melodisini fısıldar.
Sen kalabalığın içindeki hiç kimsesizligi hissedebiliyormusun. Bazen en acı cümlede kahkahalarla gülerken, en tatlı sözün içini acıttığını biliyormusun.
Taş değilsin tabiki biliyor hissedebiyorsun, ama her insan aynı duyguları hassasiyetlikleri taşımıyor sen gibi değilmi.
Derken bile bazen uzanacak sıcak bir el, buruşukta olsa bir mendil ve bir omuz ihtiyacı hissedersin, degil çınar çam ağacıda olsan kökten sarsılırsın.
Ama bazende iki çift söz gözlerine yagmur fırtına düşürsede yüreğinde ılık bir rüzgar huzur melodisini fısıldar.
Sen kalabalığın içindeki hiç kimsesizligi hissedebiliyormusun. Bazen en acı cümlede kahkahalarla gülerken, en tatlı sözün içini acıttığını biliyormusun.
Taş değilsin tabiki biliyor hissedebiyorsun, ama her insan aynı duyguları hassasiyetlikleri taşımıyor sen gibi değilmi.
Ben her ne kadar
içime atıp insanlara polyanacılık
oynuyor olsamda bir yerde dolup taşabiliyorum vede taştım, inan inanki taştım.
İyiki varsın kırgın ve hırçın kalbim
İyiki varsın kırgın ve hırçın kalbim
Biraz daha nazlandıracağım, ya o bom diye
patlayacak yada ben.
Ama ben onun patlamasını bekliyorum.
Ben ona alışkınımda o beni sevmiyor bir türlü.
Sık boğaz ediyor bazı geceleri, gündüzler çuvala girmiş gibi.
Ama ben onun patlamasını bekliyorum.
Ben ona alışkınımda o beni sevmiyor bir türlü.
Sık boğaz ediyor bazı geceleri, gündüzler çuvala girmiş gibi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder