17 Ekim 2015 Cumartesi

ROMAN 10 TL. BİR ŞİİR KİTABIM HEDİYE. KARGO ÜCRETİ ALICIYA AİTTİR. İLETİŞİM isik54@hotmail.de

VE O GECE 'ROMAN' ÖN SÖZ Bu hikâye gerçek yaşanmışlıklardan alınmış ve hikâyedeki karakterlerde gerçek karakterlerdir. Maral hanımla Süha Beyin hikâyesi sanal sayfasında bir merhaba ve hoş geldinizle başlamıştı. Hikâye yazmak için konu mankenlerine ihtiyaç yoktur. Her gelen giderken, arkasında el sallayamadığı, son cümlelerini tamamlayamadığı birçok hikâyeler bırakarak gitmişlerdir. Birçok yazarların roman, hikâye ve öykü yazabilmeleri için konu mankenlerini ve en yakınlarındakilerini kullandıklarını duymuşum ve şahit olunmuştur. Ama birçokları da kendi ayaklarıyla gelmişlerdir ve yine kendi istekleri doğrultusun dada gitmişlerdir ve giderlerken de farkında olmadan birçok hikâyeyi arkalarında bırakarak gitmişlerdir. Bavullar dolusu hayaller. Evet, bavullar dolusu yarım kalmış pembeyle mavinin karışımı hayaller. Bu hayaller sevgiyle aşkla beslenmişlerdi! Beslenmişlerdi derken bile, hala bu hayallerin sıcacık buğuları tütmekteydi. Bir daha ve bir daha geleceklere hazır ve nazır kullanılmayı bekliyorlardı. Ne güzel yeni yeni hayaller kurmaya hiç zahmete de gerek kalmayacaktı. Bir gece rüyamda görmüştüm onu. Rüyayı bir sis perdesinin ardından görüyordum. Üzerinde açık gri tişört, koyu gri eşofman altı vardı. Saçları koyu kahverengi dalgalı, biraz kıvırcıkta olabilir. Çok uzun olmasa da saçları atkuyruğu bağlıydı. 58-60 kilo civarındaydı. İçime doğuyordu, hissediyordum. Çok zamanı kalmamıştı ve ben ona ulaşıp, ayaklarına kapanıp ‘’Bilirim günahım özürüm den büyük. Affı olmasa da, affına layık olmasam da, ayaklarına kapanmaya geldim. Helali olmasa da, helalliğini almaya geldim’’ demek isterdim. Kaçıyordum ondan. Yüzüne ve gözlerine bakmaya utanıyordum. Yo, yo korkuyordum galiba.Koştukça koşuyordum karanlık çamurlu ve ıslak sokaklarda, bir adrese ulaşmak istercesine. Kanter içindeyim ve arkamda ayak sesleri duyuyorum. Korkak ve ürkek arkama bakıyorum. Ve kaybolduğumu görüyorum. Eyvah diyorum ben kayboluyorum. Beklerdim, bilirdim ki o saf ve temiz aşk, masum sevgi beklemekteydi beni ücra köşelerde. İşte ben koşmaktaydım hummalı adımlarla, bu kentin ıslak sokaklarında. Kim bilir gördüğümü, duyduğumu yakaladığımı zannediyordum. Beni çağırmaktaydı sanki ta uzaklardan, adresi bilinmeyen ücralardan. Avuç avuç olsun istemiyordum ki. Onun bana sunduğu bir tutam sevgi aşkla da mutluydum. Ama ama bilmezdim ki gerçek aşk sevgi yaşanırmış yasaklarda. Sonu yokmuş ve o gerçek Aşk’ı sevgiyi kovalarmış yarınsızlıkları karşılayan ayrılıklar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder