29 Ekim 2015 Perşembe

VERESİYE AŞK (İLETİŞİM: isik54@hotmail.de

VERESİYE AŞK kitabımda yıllar önce yaşanmış bir aşk hikâyesini yazıyorum. Romanımda birçok kahramanlar var, başkahramanlar Maral hanımla Süha bey. Maral hanım bir gün kendisini şiddetle kınadığı ihanetin kollarında bulur. Oysa uzun bir zaman Süha beyin eşlerine olan ihanetlerini, yaşadıkları yasak aşklarını dinler, Süha beye ihanetin ne kadar adice bir davranış olduğunu anlatır, ihanetlerden vaz geçirmek için mücadele ederdi. Maral hanım mutsuz sevgisiz, gözyaşları içinde tüketmişti yıllarını. Ona avuç avuç sevgi aşk, yarınlara umutlar sunuluyordu. VERESİYE AŞK Romanım bitmedi, romanımı yazmaya devam edeceğim. Kim bilir Maral hanımı yerden yere vuracağım, tabi hala yaşıyorlarsa. Maral hanımı son gördüğüm günün üzerinden uzun bir zaman geçti. Son konuşmalarımızda hasta yatağında ellerimi sımsıkı tutuyor, — Sanki yolun sonuna geldiğimi hissediyorum. Ama canım hiç, hiç mi hiç acımıyor. Çünkü ben yıllar önce ruhumu yasak aşkın kollarına teslim etmiştim. Ölümcül hasta olan eşine ihanet edenden ne beklemiştin. Şimdi ne ağlarsın sırtından vurulduğuna benim zülfü siyahım. Sende çok iyi bilirdin ki ihanetin sonu yarını yoktur. Ölüm kalım savaşı veren hasta bir insanın üzerine mutluluk kurulmazdı. Sen çabuk uyandın, ihanetin kollarından sıyrıldın, sıyrıldın ama ihanetleri kendilerine zevk edinmiş Süha bey şimdi seni ihanetle suçlayıp arkandan vuruyor. Sana hiç güvenmiş miydi, Hayır. Çünkü herkesi kendi gibi biliyordu Süha Bey.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder